Manolya, 27 yıllık yaşamına sığdırdığı deneyimlerle yaşından daha derin bir bakışa sahiptir. 1.67 boyu ve 57 kiloluk dengeli fiziği, onun doğallığını vurgulayan bir çerçeve sunar; fakat Manolya’yı tanımlayan asıl şey, ölçülerden ya da rakamlardan çok daha fazlasıdır. O, bulunduğu ortamda fark edilmek için çaba göstermeyen; varlığıyla hissedilen bir karakterdir.
Ankara’un modern yüzünü temsil eden Ankara’de yaşaması tesadüf değildir. Manolya, büyük şehrin hızını tanır; ama bu hızın içinde kaybolmamayı başaran nadir insanlardandır. Betonun, trafiğin ve kalabalığın arasında kendi iç ritmini korur. Onun için şehir, yalnızca yaşanılan bir yer değil; gözlem yapılan, ilham toplanan ve dönüştürülen bir alandır.
Tiyatro, Manolya’nın hayatında bir hobi olmaktan çok, bir bakış biçimidir. Yataktaki her mimik her sessizlik ve her jest, onun için erkeğinin doğasına açılan bir kapıdır. Tiyatro izlerken y…

