Her insanın içinde görünmeyen bir ışık vardır; bazıları bu ışığı gizler, bazıları ise farkında olmadan etrafına saçar. Nermin, işte o ışığıyla insanın kalbine dokunanlardan biri. Onu ilk gördüğünüzde belki 1.64 boyunda, 56 kiloluk narin bir siluet dikkat çeker. Ama birkaç kelime konuştuktan sonra fark edersiniz ki, asıl görmeniz gereken şey gözlerinin derinliğidir. O gözlerde hem çocukluğun masumiyeti hem de genç bir kadının içsel olgunluğu saklıdır.
Ağaçların arasındaki sessizlikte kendi içindeki karmaşayı dinler, gökyüzünün mavisinde kalbinin derinliklerine açılan bir kapı bulur. Rüzgâr saçlarını savurduğunda, hayatın yükleri bir anlığına hafifler. Nermin’in doğayla kurduğu bağ, aslında insanın kendisiyle barışmasının en saf örneğidir.
Onu tek bir kelimeyle tanımlamak mümkün değildir; çünkü Nermin hem kalabalıkların içinde ışıldayan bir enerji, hem de kendi yalnızlığında derinleşen bir r…

